۞
| Dolar Euro Gr. Altın4.215 | 'a --:--:--
SON DAKİKA
Vefa Semti

Vefa Kilise Cami ve Çevresinin Mevcut Durum Analizi ve Koruma Aciliyeti

۞ / editör03 Haziran 2026 - 09:03 · … dk okuma

Vefa Kilise Cami ve Çevresinin Mevcut Durum Analizi ve Koruma Aciliyeti Araştırma Yazısı

Zeynep ÖZEN* Hicran Hanım HALAÇ

Bu çalışmada Vefa semtinin geçirdiği değişimler araştırılıp semtin kültürel ve tarihsel önemi vurgulanmıştır. Yüzyıllar içerisinde büyük değişimlere uğrayan Vefa’nın, Roma ve Osmanlı Dönemlerinde önemli kent merkezi konumunda olduğu bilinmektedir.
Osmanlı Dönemi batılılaşmasıyla beraber semtte yaşayan üst sınıf; özgürleşme talebiyle Boğaziçi, Haliç gibi semtlere taşınmıştır. Boşalan nüfusun yerini 19. yy.da Anadolu’dan gelen göçmenler almıştır. Semt, 1910’daki yangından büyük ölçüde etkilenmiştir. Sanayinin de girmesiyle semt, gettoya dönüşmüş ve günümüzdeki haline bürünmüştür. Vefa’nın bu durumu sit alanı statüsüyle çelişmektedir. Sahip olduğu kültürel mirası ve evrensel değeri ile Vefa semtinde miras alanlarına karşı devlet ve toplum bilinci yeterli seviyede değildir. Uluslararası düzeyde kabul görmüş koruma bilinci bu kesimde gerektiği gibi algılanmayıp, uygulanamamıştır. İstanbul’da, Tarihi Yarımada’da, Dünya Miras Listesi’nde olmasına rağmen Vefa semtinin durumu bunu desteklemektedir. 

Koruma faaliyetleri; yasalarla, merkeziyetçi teşkilatlarla ve devletin kısıtlı bütçesiyle gerçekleştirilmeye çalışılsa da daha çok bürokratik ve akademik çerçeveyle sınırlı kalmıştır. Koruma; toplumun her kesimine yayılamamış, siyasi karar süreçlerinde kendine yer bulamamıştır. Tarihi Yarımada, 1995’te sit alanı ilan edilmiş olmasına rağmen 2011 yılının sonuna kadar Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmamış olması, süreç boyunca sistematik şekilde bir tecil işlemi yapılmaması gibi sebepler sonucunda bütüncül bir şekilde korunamamıştır. 

Sit alanı olan bu bölge 2006 yılında “yenileme alanı” ilan edilmiştir. Bölgede Yenileme Projesi kapsamında yüzeysel canlandırmalar yapılmamalı, olması gerektiği üzere sit alanı olarak muamele görmelidir. Arkeolojik, doğal, mimari, tarihi, demografik araştırmalar derin bir şekilde yapılıp, örneklem alan ile ilgili güçlü bir bilgi birikimi oluşturulmalıdır. Aksi takdirde sağlam bilgiye dayanmadan yapılan planlamalar taklitten öteye gitmeyecektir. Bu tür müdahaleler tarihi çevreye fayda etmesinden ziyade zarar verecektir. Çevreye Vefa semtine yakışır işlev ve biçimde projeler üretilmelidir. 

Tarih boyunca sürekli kullanıcı değiştiren bu alanın bugünkü kullanıcısı öğrencilerdir. Planlamalarda soylulaştırma yapılması yerine verilecek işlevler öğrenci popülasyonu da göz önüne alınarak seçilmelidir. Bu bağlamda üniversite ve lise öğrencilerinin vakit geçirebileceği sosyal mekanlar ve eğitim mekanları işlev olarak tercih edilebilir. Planlamalar yapılırken bütüncül ve multidisipliner yaklaşımlara dayalı bir yöntem geliştirilmeli, kültürel mirasın evrensel bir değer olduğu bilinciyle hareket edilmelidir. 

Bu noktada ICOMOS, UNESCO, ICOM, ICCROM gibi kurum, kuruluş ve örgütlerin ilkeleri yol gösterici olmalıdır. Özetle, Vefa semtinin terk edilmiş vaziyetine rağmen Vefa Kilise Cami restore edilmiştir. Kilise Cami’nin bulunduğu çevrede tam anlamıyla korunabileceğini düşünmek yanlış olacaktır. Bu nedenle çevresinin ihyasının sağlanması aciliyeti olan bir durumdur. Yenileme Projesi kapsamında yeterli kaynağa ulaşamadan önerilen taklit yapılar yerine; bütüncül bir koruma yaklaşımıyla yapının çevresinin gerekli araştırma ve kazıları sağlanmalı, Koruma Amaçlı İmar Planı yapılmalıdır. Semtin en iyi şekilde planlanmasını sağlayacak kararlar alınmalı ve yasal önlemler getirilmelidir.

*********

Kaynak : Özen, Z. ve Halaç, H. H. (2022). Vefa kilise cami ve çevresinin mevcut durum analizi ve koruma aciliyeti. Kesit Akademi Dergisi, 8 (33), 124-142. ( Araştırma Yazsının Tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz

Bu haberi paylaş:
۞

Yorumlar

Yorumlar